Hemoroid Kanser İlişkisi
Hemoroid hastalarının kansere yakalanma riskinin yüksek olduğu iddiaları gerçek midir? Hastalığın kanserle bağlantısı nedir?
Gerçek değildir. Bununla ilgili bilinen bir veri yoktur. Daha önce bahsettiğimiz gibi karışan; belirti ve şikâyetlerdir. Bunların başında da kanama gelir. Özellikle 40 yaşını geçmiş ağrısız kanamalarda mutlak kanser riski göz önünde tutulmalıdır. Hastaları yanlışa düşüren şudur; yıllarca hemoroid tedavisi gören (hekim takibinde ya da değil) kişilerde günün birinde mevcut hastalığıyla ilgisiz olarak kanser başlayabilir. Kişi yanlış olarak -benim yine basurum kanıyor- diyerek kanserin belirtisini karıştırabilir. Özellikle yakınmaları uzun süre devam eden hastalarda hemoroid hekim tanısı ile konmuş olsa bile mutlaka kolonoskopi yapılmalıdır.Hemoroid kalın bağırsak kanserini nasıl maskeliyor?
Kalın bağırsak kanserinin erken tanısını koymanın tek yolu dışkılamayla makattan kan gelmesi durumunda hemen doktora başvurmaktır. Böylece yapılan muayene ve tetkikler sonucunda çok tehlikeli olup erken döneminde yakalandığı takdirde tedavisi mümkün olan kalın bağırsak kanserinin tanısını koymak mümkün olabilmektedir. Tedavi edilmemiş hemoroid hastalığı olan ve günlük kanamalara alışmış bir kişide ayrıca kanser geliştiğinde bu hastalığa bağlı oluşan kanamalar hasta tarafından önemsenmemekte, bu erken tanı ve uygun tedavi ile olası hastalıktan kurtulma şansını kaybedebilmektedir.
Çok ilerlemiş vakalarda hemoroidin kansere dönüşme riski var mı?
Hemoroid hastalığı konusunda en sık sorulan soru bu hastalığın kanserle ilişkisinin olup olmadığı veya kanser için zemin hazırlayıp hazırlamadığıdır. Hemoroidler ve benzeri hastalıklar kesinlikle kanserleşmezler ancak kalın bağırsak kanserini maskeleyebilirler.Hemoroid ve anüs bölgesinde oluşan çatlakların belirtileri birbirine benzediği için hastalıklar karıştırabiliyor. Çünkü çatlaklar da kanama, ağrı, şişlik yapabiliyor. Bu durum aynı sorunu yaşayan kişilerin hekime gitmeden birbirlerine kulaktan dolma bilgileri aktarmalarına, yanlış tedavilerin denenmesi nedeniyle sorunun ciddi bir boyut kazanmasına yol açabiliyor. Oysa hemoroidin “arkadaş tavsiyesiyle” tedavisi mümkün değil.
Hemoroidlerin genel cerrahi polikliniğine en fazla başvuran hasta grubu olduğunu söyleyen doktorlar,hemoroid-kanser ilişkisinin atlanmaması gerektiğine dikkati çekerek şunları söylüyor:
”Hastalar utanıp çekindiğinden hekime muayeneye gelmiyor. Hekime gitmeyince de komşularının dediklerini uyguluyor. Dünyada en fazla alternatif tıp yöntemine başvurulan hastalık hemoroiddir. Kanamayla gelen hastaların yüzde 45′inde hemoroid görüyoruz. Bu oranın içinde sadece yüzde 30-35′i hemoroidlerden oluşuyor, kalanında ise çatlaklar, kanserler gibi başka rahatsızlıklar bulunuyor. Kalınbağırsağın son kısmı olarak bilinen rektumda görülen kanserler kanama ile kendini belli edebilir. Kalınbağırsak kanseri tedavisi yaptığımız hastalara baktığımızda bunların yüzde 20′sinin hemoroid nedeniyle yıllarca tedavi görüp geciktiğini biliyoruz. Makat kanamalarının çok önemsenmesi ve mutlaka doktora gidilmesi, endoskopik yöntemle bağırsakların kontrolünün yapılması önem taşıyor. Mutlaka parmakla makat muayenesi yapılması gerekiyor. Parmak muayenesinin henüz bir alternatifi bulunmuyor.”







